Filtreleme

uzman bul

soru SOR

Sağlıkla ilgili bir sorunuz mu var? Hemen şimdi uzmanına sorun...

hastalık bulucu


Hastalıklar vücudun çeşitli bölümlerinde bazı belirti ya da bulgulara neden olabilir.

Şikayetinizin olduğu vücut bölümünü seçerek bu duruma neden olabilecek muhtemel hastalıkları öğrenebilirsiniz...

Davetsiz Misafir; Takıntılar

28.09.2018 11:32 23 Görüntülenme

Davetsiz Misafir; Takıntılar

Halk dilinde takıntı (vesvese) rahatsızlığı olarak bilinen Obsesif Kompülsif Bozukluk (OKB) kısaca nedir?

Tekrar tekrar zihninize davetsiz misafir olarak gelen ve siz de sıkıntı yaratan düşünce, hayal, duygu veya istekleriniz varsa ya da aynı şeyi tekrar tekrar yapıyor olmaktan kendinizi alamıyorsanız obsesif kompülsif bozukluğun etkisinde olabilirsiniz. 

Obsesyon (takıntı-saplantı):

İrade dışı istemsizce gelen, kişiyi tedirgin eden, bilinçli çaba ile kovulamayan inatçı biçimde yineleyen düşünce, imge ya da dürtülerdir. Bunlar kişinin mantığına, görüşlerine, değerlerine, ahlak anlayışına ters düşer ve kabul edilemez. Başka bir deyişle takıntılar kişinin benliğine yabancıdırlar. Örneğin: Bulaşma oldu mu? Mikrop kapar mıyım? Kapıyı kapattım mı? Ütünün fişini çektim mi? Zarar verebilir miyim? Farkında olmadan… yapmış olabilir miyim? Bir şey düştü mü? Eksiklik var mı? Kazaya yol açabilir miyim? Tam anladım mı? Kendimi tam anlatabildim mi? Ne yaparsanız yapın bu soruların cevabını gönül rahatlığıyla vermenize takıntılı düşünceler engel olur. Aynı endişe, kontrol edene kadar, ya da temizleyene kadar, ters ve rahatsız edici düşünceler olumlu bir düşünce gelinceye kadar ya da kendinizi rahatlatacak bir düşünceye ulaşıncaya dek sürebilirler.

Zorlantılar (Kompülsiyon) Veya Ritüeller:

Çoğu kez takıntılı düşünceyi kovmak için yapılan, istenç dışı tekrarlanan hareketlerdir. Önce obsesyonun doğurduğu rahatsızlığı azaltmak için başlar, ancak bu durum denetlenemez düzeye ulaşır ve bu tekrarlanan eylemin kendisi sıkıntı oluşturur. Zorlantılar bazen dışarıdan gözlenebilen davranışlar olduğu gibi bazen de zihinsel bir eylem şeklinde olabilir. Örneğin: çoğu kere aşırı veya mantıksız bulmanıza rağmen konuyu zihinde tekrar tekrar canlandırarak inceleme, konu üzerinde düşünerek analiz etme, soruya cevap bulmaya çalışma, kontrol etme, belirli kelimeleri, cümleleri veya duaları tekrarlama, tekrar tekrar yıkanma, abdest alma veya ellerini yıkama gibi yapmak zorunda hissetmenize neden olan, yapınca sıkıntınızı azaltmanın tek yolu gibi görünen davranışlardır.

“Neyi İstemediğimize Fazla Odaklanmak, Neyi İstediğimizden Bizi Uzaklaştırır.”

En Sık Görülen Takıntı (OKB) Türleri Nelerdir?

1-Düşünce takıntıları:

Saf obsesyonlar olarak tanımlanan endişe- kaygı yaratan düşünce, istek, duygu veya hayaller ve bunun verdiği sıkıntıyı gidermek için “düşünsel faaliyetler” de bulunma. 

Örneğin eşcinsel olduğu düşüncesi aklına gelen bir kişinin bunun üzerinde uzun süre düşünmesi, analiz etmesi, konuyu araştırması insanlara bunu sorması gibi

2-Temizlik Takıntıları:

Toplumumuzda en sık görülen okb alt tipidir diyebiliriz. Üzerime pislik, mikrop, sperm, idrar… bulaşır mı düşünceleri, sürekli ellerini yıkama, banyodan çıkmak bilmeme, tuvalet sonrası temizliği çok uzun sürme, eve gelen bir misafirin ardından kullandığı her şeyi temizleme, kirli olduğunu düşündüğü her nesneyi yıkama ve temizlemeden kullanamama ve daha temiz olsun diye birden çok temizlik maddesini kullanma, kirli bir şeye, her türlü eşya, hayvan, metal, yiyecek, yağ, cam kırığı, yün, kumaş, mürekkep, gazeteye değip değmediklerini, elbiselerinde bir leke olup olmadığını, en son kimle tokalaştıklarını, bir taraflarını bir vücut salgısı (kan, idrar, dışkı, tükürük, ter...) bulaşıp bulaşmadığını düşünme.

3-Şüphe Ve Kontrol Takıntıları:

Kapıları, pencereleri, muslukları, doğalgazı kapatıp kapatmadığından, elektrikli cihazların fişini çekip çekmediğinden, namazı tam kılıp kılamadığından emin olamama. Ayrıca sorma takıntıları da bu başlık altında ele alınabilir; bazı sözlerin söylendiğinden emin olana kadar defalarca tekrar edilmesi gibi. 

4- Hastalık Takıntıları:

AIDS miyim? Kanser miyim? Tahlil yaptırılıp temiz çıkmasına rağmen ikna olmayıp tekrar tahlil yaptırma.

5-Düzen Ve Simetri Takıntıları:

Eşyaların düzenli ve simetrik olmamasından duyulan aşırı rahatsızlık hali. Evdeki süslerin hepsinin aynı hizada olması, çerçevelerin çok düzgün bir şekilde durması gibi..

6-Saldırganlık Takıntıları:

Acaba kendime hakim olmazsam, çocuğumu öldürür müyüm, işyerindeki arkadaşıma saldırır mıyım gibi düşünceler ile iradelerini kaybedip çevrelerindeki kişilere ya da kendilerine zarar vermekten korkma.

7-Cinsel Takıntılar:

Namaz kılarken akla istemsiz olarak cinsel düşünceler ve erotik görüntülerin gelmesi, iş arkadaşlarıyla cinsel ilişkiye girme görüntülerini gözünün önünden uzaklaştıramama, insanların üreme organlarına gözüm kayar mı şüpheleri...

8-Dini Takıntılar:

Allah var mı yok mu sorusundan kurtulamama, Allah’a küfür etme endişesi, namaz kılarken “aklımdan Allah ya yoksa düşüncesi geçti dinden mi çıktım“ deyip namaz kılamama, günah şeyleri yapma arzusuna mani olamama…

9-Metafizik Takıntılar:

Ölümden sonra nereye gideceğiz, nasıl öleceğiz, ruh nerede, ben ben miyim, yıldızların ötesinde neler var, insanlar hayal mi gerçek mi? 

10-Büyüsel Takıntılar:

Büyüsel (majik) takıntıları olanlar, sadece akıllarından geçen düşünceler yüzünden uzakta olan olayların değişebileceğinden, genellikle de insanların zarar görebileceğinden korkarlar. Uğurlu ve uğursuz sayılar, renkler, sözcükler, olaylar, eşyalar ile hayatı yönetmeye çalışma

11- Biriktirme (istifleme) Takıntıları:

Hiçbir eski eşyayı atamama, dışarıda ne bulursa lazım olur düşüncesi ile alıp eve getirme, evi çöp eve dönüştürme.

12-Dua Etme, Sayma, Tekrarlama Takıntıları:

Aynı duayı, besmeleyi, tövbeyi defalarca tekrarlama, plaka numaralarını toplama, yoldan geçen arabaları sayma, gömleklerin düğmelerini sayma.

Takıntıların etkilerini geniş bir yelpazede gözlemleyebiliriz.. 

Bu çeşitlilik nedeniyle değerlendirme ve tedavi kolaylığı açısından yaşanan belirtilere göre yukarıda bahsettiğimiz OKB alt tiplere ayrılabilir, bazen bir danışanda birden fazla belirtiler olabildiği gibi bazen de yıllar içinde belirtiler birinden diğerine değişebilir.

En sık görülen, Takıntıların (Obsesyonların) Oluşumda Rol Oynayan Altı Temel İnanış̧ 

Abartılı Sorumluluk Algısı:

Kişilerin kendisi için belirgin olan düşünce, imaj ya da dürtülerinin kendine ve çevresindekilere zarar vermeye ilişkin olan otomatik düşünceleriyle ilişkili olması halinde, bu durum kişi için sıkıntı yaratmaktadır. Kişiler bu sıkıntılarından doğan kaygıyı azaltmak için kompülsif davranışlarda bulunurlar.

Düşüncelerin Aşırı Önemsenmesi: 

Bu inanış̧ boyutuna göre kişide sadece belirli düşüncelerin var olması bile bu düşüncelerin önemli olduğu anlamına gelmektedir. “Bir düşünce üzerine düşünüyorum çünkü̈ bu önemli bir düşünce ve ben düşündüğüm için bu önemli bir düşünce” ya da “bir düşünceyi düşünüyorsam onun olmasını istediğim anlamına gelir” şeklindeki inanışlar bu inanç̧ alanına örnek olarak verilebilir.

Abartılı Tehdit Algısı: 

Bu inanış̧ alanında yüksek değerlere sahip olan kişiler durum ve olaylardaki tehlikenin olasılığını ve ciddiyetini abartılı bicimde algılamaktadır. Örneğin, bir çalışmada OKB tanısı almış̧ olan kişiler halka açık olan tuvaletlerin tehlikeli olmasına ilişkin daha fazla neden bulmuşlardır.

Düşüncelerin Kontrolü:

Bu inanış alanına göre düşüncelerin aşırı derecede izlenmesi, felaketleştirilmesi ve kişilerin kendilerini bunlardan sorumlu tutarak bu düşünceleri kontrol etmeye aşırı önem vermesini ifade etmektedir. Kişiler bu inanış̧ alanının ortaya çıkardığı kaygıyı yaşamaya ve bu kaygıyı azaltmak için belirli davranışlar yapmaya daha yatkındırlar. 

Belirsizliğe Tahammülsüzlük:

Bu inanış̧ alanı belirsizliğin kendisi ve sonuçlarıyla ilgili olumsuz inanışları içermektedir; kişilerin kesin olma ihtiyacı hissetmeleri, belirsizlikte baş edemeyeceklerine olan inançları ve belirsiz durumlarda yeterli işlevselliği gösteremeyeceklerine ilişkin inançları olarak tanımlanabilir.

Mükemmeliyetçilik:

Mükemmeliyetçilik inanış alanı her problemin mükemmel bir sonucu olduğunu ve bu sonuca ulaşmanın olası ve gerekli olduğuna dair olan inancı ifade etmektedir. Ayrıca, bu inanış̧ alanında yüksek değerlere sahip olan kişilerde küçük hataların bile ciddi sonuçlara neden olabileceğine ilişkin bir inanış̧ hakimdir. Buna ek olarak, bu kişilerin davranışlarından emin olamama eğilimleri bulunmaktadır. Bu inanış̧ alanındaki temel motivasyon amaçlara ulaşmak yerine hatalardan kaçınmaktır.

“Düşüncelerinizden Sorumlu Değilsiniz.”

Takıntının (OKB) Nedenleri Nelerdir?

Birçok insan kendilerinde OKB’nin nasıl geliştiğini, neden olduğunu merak ederler. Bununla ilgili birçok bilimsel varsayım ortaya atılmış olup, OKB’yi tek bir nedenle açıklayamayacağımız görüşü en çok kabul gören varsayım olmuştur diyebiliriz.

Bu etkenler sırasıyla kişinin genetik yatkınlığının büyük ölçüde etkisiyle şekillenen beyin özellikleri, içinde bulunduğu çevre koşulları, yaşadığı olaylar, kişilik özellikleri; (Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler OKB’ye yatkın kişiler olarak değerlendirilmektedir) düşünme biçimleri, duygusal özellikleri ve davranış tepkileridir. 

Psikolojik olarak yorumlayacak olursak, çocukluk dönemindeki yaşantılarla oluşan bazı koşullanmaların, söylemlerin, inanışların (örneğin kirlilikle ilgili ebeveynin olumsuz tepkileri- kirlendiğinde kızılması- buna karşılık yıkanma, silme davranışlarının beğenilmesi, desteklenmesi) OKB gelişiminde etkili olduğunu varsayabiliriz.

Bunun yanı sıra çocukluk döneminin bazı düşünce kalıplarının ve o dönemde oluşan bazı inançların yetişkinlikte de sürdürülmesi bir diğer etkendir. 

Örneğin; “bir eylemle ilgili düşünmek onu yapmak gibidir”, “Kişi düşüncelerini kontrol edebilmelidir –etmelidir” gibi inançlar.

Diğer yandan araştırmalar, çocukluk çağı travmalarına (örneğin, cinsel istismar) maruz kalanların, ileri yaşamlarında önemli bir stres yaşantısı ardından OKB’nin etkilerinin ortaya çıkabilmesi, erken çocukluk dönemlerinin OKB gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir.

Tedavi

Yapılan araştırmalara göre Bilişsel Davranışçı Terapiler hem okb’nin tedavisinde hem de özellikle nükslerin önlenmesinde çok önemli bir yer tutmakta, tedavide bazen tek başlarına bazen de ilaç tedavileri ile birlikte kullanılabilmektedirler. Bilişsel davranışçı tedaviler tedavi seçenekleri arasında en önemli yeri tuttuğunu söylenmektedir.

Çaresiz Değilsiniz

Yazımızın bu bölümüne kadar obsesif kompülsif bozukluğun tanımının, çeşitlerinin, sık görülen inançların ve nedenlerinin üzerine kısaca değindik. Burada bahsettiklerimiz genel tanım ve kriterlerdir. Ve biliriz ki tedavi her zaman kişiye ve kültüre özel olduğu gibi herkesin yaşadığı sıkıntı ve sıkıntının hayatındaki etkileri de o kişiye özeldir. Ayrıca erken dönemde yazılmış olan yanlış senaryoların bugünümüzde yeniden yazılması için bilgilerin yeniden düzenlenmesi gerekir. Etkili bir psikoterapi süreciyle OKB’nin hayatınız üzerindeki etkilerini azaltabilir, değerleriniz doğrultusunda bir yaşam ile hikâyenizi yeniden yazabiliriz. 

Çünkü bizim bakış açımıza göre, sana ne teşhis koyulmuş olursa olsun, sende yolunda gitmeyen her ne olursa olsun, sende doğru olanlar yanlış olanlardan çoktur. Jon Kabat-Zinn

Sevgiyle Kalın...

Psk. Züleyha HACIOĞLU

Yazar Hakkında

Makale Hakkında Yorum Yap

Henüz hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

Benzer Makaleler

Evlilikte çocuk odak noktası olmalı mı?

08.03.2018 13:25 94 Görüntülenme


Çocuklar; anne ve babalar için hayat boyu önemli bir yerdedir. Ebeveynler hiç bir şeyi atlamadan, aksatmadan yerine getirme telaşı içindedirler. Çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek, çocuklarının iyi bir eğitim almalarını sağlamak, sosyal ve duygusal beklentilerini karşılamak anne ve babalar için adeta hayatın bir amacı haline gelmiştir. ...Devamı

İntihar Tek Çözüm Mü?

08.03.2018 13:23 53 Görüntülenme


İntihar Nedir? Psikolojik kriz, bireyin yaşamının aniden zorlu bir olay karşısında kesintiye uğramasıdır (Caplan,1964). Kişiler bu durumlarda, kendilerine özgü, olaylarla baş etme yöntemleri geliştirirler ve krizleri bu yöntemlerle atlatabilirler. Ancak bazı durumlarda bu yöntemler yetersiz kalabilir ve yaşanılan olay bireyi derinden etkileyebilir. Bu kendine yetememe durumu kişide umutsuzluk ve çaresizlik hissinin oluşmasına sebep olur. Bu hisle birlikte birey çektiği acılara son vermek için karşısına çıkan en çekici yöntem olan intiharı seçer. İntiharı bu denli çekici kılan en temel inanç da hissedilen yalnızlık, çaresizlik, ümitsizlik gibi duyguların ölümle birlikte sona ereceğidir. ...Devamı

Bilişsel Davranışçı Terapi Nasıl Fark Yaratır?

08.03.2018 13:18 46 Görüntülenme


Bilişsel Davranışçı Terapi Nedir? Bilişsel davranışçı terapi etkili psikoterapi çeşitlerinden biridir. Kısa süreli, şimdiki zaman odaklı, sorunla ilgili doğru olmayan düşünce ve davranışı değiştirmeye yönelik bir terapidir. Bilişsel davranışçı terapi sadece o anki sorunu çözmeyi değil, danışanın günlük yaşantısında karşılaşabileceği sorunları çözmesine yardımcı özel teknikleri de öğretmeyi amaçlar. ...Devamı

İzmir Web Tasarım