Filtreleme

uzman bul

soru SOR

Sağlıkla ilgili bir sorunuz mu var? Hemen şimdi uzmanına sorun...

hastalık bulucu


Hastalıklar vücudun çeşitli bölümlerinde bazı belirti ya da bulgulara neden olabilir.

Şikayetinizin olduğu vücut bölümünü seçerek bu duruma neden olabilecek muhtemel hastalıkları öğrenebilirsiniz...

Çocuğumuzu Nasıl Tanıyabiliriz?

05.10.2017 12:26 147 Görüntülenme

Çocuğumuzu Nasıl Daha İyi Tanıyabiliriz ?

Hepimiz iyi anne baba olmak, iyi çocuklar yetiştirmek isteriz. Bize bahşedilen annelik babalık hakkını layıkıyla yerine getirmek isteriz. Zaman zaman zorluklarla karşılaşır çocuğumuz neden böyle davrandı ve acaba şimdi hangi davranışta bulunursam daha etkili olur diye düşünürüz. Hoşlanmadığımız davranış devam etmesin diye Ödül mü versem yoksa ceza mı? Acaba hangi etkili formülü kullansam? Vb. benzer sorular zihnimizin içinde döner durur. 

Çocuklarımız mekanik birer araç değiller ve dünyaya gelirken kullanım kılavuzları ile gelmiyorlar. Çocukların her birinin kendine has, farklı düşünce yapıları, duyguları, zekâları, öğrenme şekilleri ve davranış biçimleri vardır. Anne babalık sanatı dediğimiz şey; çocuğumuza uygun zamanda, uygun biçimde ve etkili sonuçlar almayı beklediğimiz uygun davranış becerilerimizi gösterebilmektir. Bunun için de çocuğumuzu tanımamız gerekir. Çocuğumuzu tanıyabilmenin yolu da onunla kurduğumuz sağlıklı ve etkili iletişim yoluyla olur. Çocuğumuzu tanımak ve onun dünyasına inebilmemiz için iletişim yollarını açacak bazı öneriler; 

Dinlemeyi Öğrenmek

Hepimiz çocuğumuzu dinlediğimizi, ona söz hakkı verdiğimizden bahsederiz ancak pratikte bunun doğruluğu tartışma götürür. Çocuğumuzu anlamak için önce onun konuşmasına fırsat vermeli sözünü kesmeden, öğütlerde bulunmadan sonuna kadar dinlemeyi öğrenmeliyiz. Çocuklarımız yaş düzeylerine, ilgi alanlarına göre farklı konulardan konuşmak isteyebilirler. Örneğin; oyuncağından, severek izlediği animasyon karakterinden, manilerden, bilmecelerden anlatabilirler. Yoğun hayat temposu nedeni ile çocuklarımızı dinlememiz ne kadar zor olsa da onları özenle dinlemeliyiz. Bizler çocuklarımızı dinleyerek hem onların duygularını daha yakından tanıma şansı elde etmiş olup hem de yeri geldiğinde bizi dinlemesi içinde örnek teşkil etmiş oluruz. 

Doğal Olmak

Çocuklarımızla aşırı kural ve kalıplardan uzak, doğal olarak iletişim kurarsak daha çabuk sonuç alabiliriz.
Doğal olmak demek içimizden geldiği gibi davranmak anlamına gelmez. Abartı ve samimiyetsizlikten uzak, doğuştan bize bağışlanan özelliklerden olan sevgi, şefkat, merhamet, sıcaklık, anlayış gibi değerler ile iletişim kurarak, çocuğumuzun bize güven duymasına dolayısıyla da iletişimimizin sağlıklı olmasına katkıda bulunmuş oluruz.

Kıyaslama Yapmamak

Anne babalar olarak zaman zaman örnek alsın diye kardeşlerinin veya başka çocukların iyi davranışları ile kendi çocuklarımızı kıyaslama yoluna gireriz. Oysa çocuklarımızın en sevmediği tutumların başında kıyaslanma gelir diyebiliriz. Çocuklarımız kıyaslanma yolu ile “sen başkalarından daha kötüsün” mesajını almaktadır. Örnek olarak gösterilen davranışı benimsemedikleri gibi bulundukları davranış biçimlerimde de artma olduğu gözlemlenmiştir. Kendi çocukluğumuzdan yola çıkacak olursak başkaları ile kıyaslanmaktan hiç te hoşlanmadığımızı hatırlayabiliriz. 

Karşılıklı Güven Duygusu Oluşturmak

Çocuğumuzla kuracağımız sağlıklı iletişimin temel koşullarından biri de karşılıklı güven duygusunun var olmasıdır.  Verdikleri sözleri tutan, haksızlık yapmayan, isteklerini ve yasaklamalarını nedenleriyle beraber açıklayan, baskı kurmayan ve tutarlı davranan anne babalar çocuklarının güvenini kazanmış olurlar. Böylelikle güven sorusunu yaşamayan çocuklarımız duygularını bizimle paylaşmaktan çekinmezler. Yanlış yapsalar dahi bu nu gizleme eğiliminde olmazlar. Unutmamalıyız ki yaşadıkları sıkıntıları ve zorlukları ailesiyle paylaşan çocuklarımız ileride büyük hata yapma olasılıkları da çok aza inmiş olur. Karşılıklı oluşan güven duygusu ile çocuğumuzun bizi daha iyi anlamasını bizimde onu daha iyi anlamamızı sağlayan duygusal bütünlüğü yakalamış oluruz.

Öfkemizi Kontrol Edebilmek

Öfkeli iken çocuğumuzla olan iletişimimize ara vermeliyiz.  Öfkelenen ebeveynler bu halleri ortadan kalkana ve sakinleşinceye kadar çocuklarıyla iletişime girmemeli ve bir süre için ortamdan uzak durmaya çalışmalıdırlar. Öfkeli iken verilen cezalar genelde amacını aşmış ve etkisi görülmeyen sadece anne babaların anlık öfkesini dindiren yöntemler olduğu gözlemlenmiştir. Öfkenin eseri olarak ortaya çıkan yöntemlerimiz çocuğun kişiliğini zedeleyici nitelikte olup çocuklarımızla aramızdaki olumlu ilişkiyi de ciddi zararlar verebilir. 

Sevgimizi İfade Edebilmek

Sevgi insanlar var olduğundan beri bizleri kuşatan ve bir arada tutan en önemli ilaçtır.  Sevginin iletişim kaynağı olabilmesi için de mutlaka karşı tarafa aktarmamız gerekir. Yani çocuğumuzun bizde var olan sevgimizden emin olması gerekir. Sevgimizi ifade ederken sözlerimizle beden dilimizin de uyum içerisinde olmasına özen göstermeliyiz. 
Her koşulda sevildiğini değer gördüğünü bilen ve hisseden çocuklar, kendi duygularını da anne babalarına açmaktan çekinmezler. 

Duygularını İfade Etme Şansı Vermek

Çocuklarımızın bir kısmı duygularını çok kolay ifade edemeyebilirler böyle durumlarda kendilerini ifade edebilmelerini kolaylaştırmak için " seni üzgün görüyorum, seni üzen şey nedir" diyerek duygularını paylaşması için bir kapı aralamış oluruz. Bununla beraber bizlerde bazı duygularımızı çocuğumuzun gelişim düzeyine uygun olarak onlarla paylaşarak onlara duyguları paylaşmayı öğretmiş hem de onların duygularını anlayabileceğimizin mesajını vermiş oluruz.

Çocuk olduğumuz günleri unutmadan çocuklarımızla empatik bir yaklaşım içerisinde ne kadar sağlıklı bir ilişki kurarsak onları da o kadar daha iyi tanıyabilme şansımız olur, böylece kendine has dünyaları olan çocuklarımızı daha iyi tanıyıp farklılıklarını göz önünde bulundurup onlarla daha sağlıklı ve duygusal bütünlüğü yakalayabildiğimiz bir ilişki kurabilir, nerde nasıl davranacağımızı önceden kestirebiliriz. 

Sevgiyle Kalın...

Psk. Züleyha Hacıoğlu

 

 

Yazar Hakkında

Makale Hakkında Yorum Yap

Henüz hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapabilirsiniz.

Benzer Makaleler

Ergenlik Döneminde Çocuklara Nasıl Davranmalıyız?

26.09.2017 23:05 107 Görüntülenme


Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecini kapsayan bir dönem olarak tanımlanır. Toplumda kabul görünen ergenliğin başlama yaşı 11- 21 yaş arası bir dönemi kapsamaktadır. Ergen birey, ne çocuktur ne de yetişkin. Bu ikisinin arasındaki bir dönemdedir. ...Devamı

BAĞLANMA

11.02.2017 17:30 595 Görüntülenme


Bu makalede bağlanma konusu bilimsel literatüre dayanılarak anlatılmaktadır. Bağlanma teorisinin ayırtedici yanı kişilik gelişimine etiyolojik bir yaklaşımdan bakmasıdır. Bowlby ve Ainsworth kişiliğin gelişimine ilgi duymuşlar ve anne-çocuk etkileşimini incelemişlerdi (Ainsworth ve Bowlby, 1991). ...Devamı

Çocuklarda Tırnak Yeme Davranışı

31.12.2016 20:00 639 Görüntülenme


Tırnak yeme şeklinde davranış bozukluğu gösteren çocukların ailelerine tavsiyeleri bu makalede bulabilirsiniz... Çocukların %34 (yaklaşık olarak üçte birinde)’ün de görülen ve genelde 3 ya da 4 yaş civarı başlayan sıklığı ergenlik döneminde artan ve yetişkinlik döneminde de devam edebilen kişinin tırnağı ya da tırnak etini dişleriyle koparma ve kemirme davranışıdır. ...Devamı

İzmir Web Tasarım